KÖROĞLU ŞİİRİ


21/6/2009 · Kategori: Siirlerim

 

 

KÖROĞLU ŞİİRİ

 

Sana büyük sözler söylemeye geldim

Bu şiirde haddimi aşacağım gür çıkacak şiirim

Mutlu aşk vardır bunu bağıra bağıra söyleyeceğim

Ben ikinci bir hayata inanıyorum dünya yaşanacak

   bir yer değildir

Beş ekmek beş domates iki biber ve

   dört kitapta yeri olan duru ve yalın gerçeğin yanı başında

Geçilen sokakların, Salacak’ın Doğancılar yokuşunun yanı başında

Tutulan bakışların uzun ve boğuk yanı başında

Durun burada bir dünya var ! Akan kanın yanı başında

Gel sarılalım saçlarının yanı başında

Sobanın, kalemin, içilen çayın yanı başında

Annem ağlıyorsa ağlayışının yanı başında

n’oluyor ya hu diyorsam şaşkınlığımın yanı başında

Bütün hesapların dışında , ayazda, Mola tesislerinin yanı başında

Sesim çarpar şehrin aynalarına, trajedyalarda ve monologlarda

Romanlarda, iletişim kitaplarının, metroların, kişisel gelişimlerin yanı başında

Ben gülüp geçerim dünya gerçeğine, dünya beni ırgalayamaz

Bir ilgi bulurum yine de Berki ile Pamukova arasında

Berki beni ırgalar Haliç ve Mostar ırgalar beni

Sayın Mustafa Celep der geçerim dünyayı bir adım ötemdir

Sana büyük sözler etmek için geldim bu dünyaya

Bu dünyanın yanı başında sözümü söyler geçer giderim

Ben bir büyük macera için geldim bu dünyaya serüven biter

   geçer giderim

Sizin yorgunluklarınız ne umrumda

Sizin yılgınlıklarınız, öfkeniz, kininiz ve kibriniz ne umrumda

Umrumdadır Karakoç mesela Diriliş

   bir büyük maceradır ruhta

Ferhat değilim değilim mecnun ama

   köroğluyum sevgilim

 

Ben bu dünyaya sana büyük sözler söylemek için geldim

Geldimse bu dünyaya

Dünya bir yer değildir sessizliğin kıyısında

Gözlerinde asılı kalan hayata çarpıp durur sözlerim

Korkma sönmez gözlerindeki dünya

Gittiğin şehirlerin kıyısında

İhmal edilmiş çocukların ihmal edilmiş kıyısında

Kuramların, teorilerin, ilaçların kıyısında

Somyanın, sofanın, masaların kıyısında dünya

   bir yer değildir

Umrumda değildir sizin taptığınız makineler taptığınız

   fetişler dolusu dünya

Benim damarlarımda yaşanır yaşanacaksa eğer dünya

Terk eden sevgililer aslına geri dönecek

Çocuklar çocuk olduğunu anlayacaklar burada

Savaşın kıyısında onlar daha bir kavrayacaklar dünyayı

Dünya bir kelimedir

Her şeye yazı olarak bakarım ben

Dünya yazılacak bir yerdir

Şehrin kıyısında bekleme gir içine yoğrul onunla

Susmayan silahların susmayan kıyısında

Bombaların ucu bucağı olmayan kıyısında

Bir imge bence patlayan bir şeydir

Dünya çatlak sesler kıyısında yaşanacak

   bir yer değildir

Benim çatlayan damarımın yanında

Dünya içi boş ve kof bir şeydir

İçi oyuk adamlar dolaşır ortasında

Kelimelerimi geri istiyorum dünya heeeeyyyy!

Sana büyük ve haddimi aşan

Sıkı sözler getirdim

 

Köroğluyum ben dizginlenemez bir duyarlık ustasıyım

Heyheylenirim dayanılmaz bir güzellik karşısında

Dünya yaşanacak bir yer değil bakılacak bir yerdir

Sizin makinelere kulluğunuzu onaylamıyorum

Sizin vitrinlere sizin ekranlara sizin şölenlere sizin eğlencelere

  dayanılır bir kösnülük içinde baktığınızı sizin sızılarınızı

Sizin arabalarınızı sizin konformist tavrınızı sizin görkemli

  bir yer olarak hayatınızı sizin evlerinizi sizin

  kompartımanlarınızı sizin asansörlerinizi sizin

  boşluğunuzu sizin prenslerinizi sizin krallarınızı

  sizin bunalımlarınızı sizin apartmanlarınızı

Bin kez söyledim yine söyleyeceğim putlarınızı putlarınızı

  putlarınızı

Onaylamıyorum haddimi bilmiyorum onaylamıyorum

 

Benim sabrımı zorlamayın siz

Benim öfkemi taşırmayın siz

Benim kelimelerimi benim cümlelerimi

   eğip bükmeyin siz

Sizin görüntülerinizin etkileyiciliği sizin şovlarınızın şaşası

Umrumda değil siz yine de benim karşıma çıkmayınız

Bir köroğlu gelir bir köroğlu gider

Benim sesim kalır üzgünlüğüm kalır

Fırında ekmek pişiyorsa sıcaklığım kalır

Sevgilimin elinden tutuşum kalır dünyada

Dünyada bir adam konuşur sesi kalır şiirleri kalır

Gel sarılalım köroğluyum sevinişim çapkıncadır

Köroğluyum dizginlenemez bir duyarlık ustasıyım ben

Dünya sevişilecek bir yer değil savaşılacak bir yerdir.

 

Köroğlu bu, savaşın tam ortasından seslenir

Uyumsuz, göçebe ve yapayalnız bir köroğludur bu

Hayalperest değil hayatperestir

Yapayanlış olanların muhibbi değildir

Kitap okur, çay içer, öğüt verir ve gezer

Hayat karşısında vakarlı ve sevecen

En sevdiği kelime mahrumiyettir.

 

Âşık olan, kavga eden bir köroğludur bu

Tiranların zulmünü yazmak için kalemini yontuyor

Büyük ahlâka inanır ve güvenir sevdiğinin

    Sevdiklerine, sevdikleri safiyet özlemindedir

Mostar’a ateş açanlara ateş açacak.

 

Benim bir bildiğim var, dünya

   savaşılacak bir yerdir, cedelleşilecek bir yer

Ben bu masadan kalkıp yürümek istiyorum

Bu masadan bu odadan kalkıp caddelere

Bu masadan sokaklara

Bu masadan tehlike odalarına

Bu masadan kölelere ve zulme

Bu masadan Filistin’e ve zenci kanına, zenci kanından

   yükselen medeniyete

Bu masadan metrolara ve gökdelenlere

Bu masadan Mesnevi’ye ve Mescid-i Nebeviye

Bu masadan Kudüs’e, Şam’a ve Bağdat’a

Bu masadan dünyanın merkezine

Bu masadan Saraybosna’ya ve Mostar köprüsü’ne

Bu masadan yakılan el yazmalarına ve kütüphanelere

Bu masadan millete, nabız vuruşlarının

   kalp atışlarının duyulduğu yere

Köroğlu bu, savaşın kalbinden sesleniyor

Köroğlu bu, Türkçenin kalbinden konuşuyor.

 

Köroğlu tiranların zulmünü anlatmaya devam ediyor

Herkeste bir ömer öfkesi dolaşır durur bu dünyada

Tek bir tekbir sesi dolaşır durur bu dünyada

Benim devrime inanışım dolaşır durur bu dünyada

Benim haklılığın sesi oluşum dolaşır

   durur bu dünyada

Ece Ayhan’ın haklılık inadı, Karakoç’un dirilişi, Âkif’in sesi

   dolaşır durur bu dünyada

Fikret’in sızısı, Nazım’ın çığrışı ve büyükbabamın mütevazılığı

Ve dedemin Kur’an okunurkenki titreyişi ve ağlayışı

   dolaşır durur bu dünyada

Ve kaybettiğim yitirilen dostlarımın üzüntüsü dolaşır

   durur bu dünyada

Ve Nerval’in intiharı ve sokak lambası ve

   hüzünlü bir ayışığı dolaşır durur bu dünyada

 

Ve sesi ve sesi ve sesi

    en çok sesi kalır ölen ağabeylerimin

Mütedeyyin duruşları kalır bu dünyada

Köroğlu bunu bilir bunu söyler buna inanır

Köroğluya göre dünya, darası alınmamış bir öfke

Devrime inanmış bir intikamdır.

 

 

Mustafa Celep

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Arkadaşına Gönder! Etiketler :

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

« Önceki :: Sonraki »